Piri Reis

Dünya Haritasının Piri; Pîrî Muhiddin Reis

Denizci Piri Reis, tüm dünyada özellikle çağını asırlarca aşan dünya haritaları ve denizcilik kitabıyla (Kitab-ı Bahriye) tanınmıştır. Öyle ki; tüm denizcilerin duvarlarında bir Piri Reis haritası mutlaka en özel köşede asılıdır. Ancak Piri Reis eşsiz bir kartograf ve deniz bilimleri üstadı olmasının yanı sıra, Osmanlı deniz tarihinde de derin izler bırakmış bir kaptandır.

Pîrî Reis’in doğum tarihi tam olarak bilinmemekle beraber çeşitli kaynaklarda (d. 1465-70 / ö. 1554) olarak geçmektedir. Hacı Ali Mehmed’in oğlu ve Türk denizciliği ekolünün ustası olarak bilinen Karamanlı Kemal Reis’in yeğeni olarak Karaman’da dünyaya gelen Piri Reis’in asıl adı ise Muhiddin’dir.

Piri ve amcası Kemal Reis, Akdeniz’de uzun yıllar korsanlık yapmışlardır. 1486′da Granada’nın (Gırnata) Osmanlı Devleti’nden yardım istemesi üzerine ise, 1487-1493 yılları arasında gemilerle Granadalı müslümanları İspanya’dan Kuzey Afrika’ya taşımışlardır. Bu işbirliği Piri Reis’in Osmanlı’yla bir ömür boyu sürecek serüveninin de temellerini oluşturmuştur.

1499-1502 yıllarında Osmanlı donanmasının Venedik donanmasına karşı sağlamaya çalıştığı deniz kontrolü mücadelesinde Osmanlı gemi komutanlığı görevini üstlenen Piri Reis, Akdeniz’de yaptığı seyirler sırasında gördüğü yerleri ve yaşadığı olayları, daha sonradan Kitab-ı Bahriye (Denizcilik Kitabı) adıyla kaleme alacağı ve dünya denizciliğinin ilk kılavuz kitabı olma özelliğini taşıyacak kitabının taslağı olarak yazdı.

Amcasının 1511′de gerçekleşen ölümünden sonra açık denizlere açılmaya bir süre için ara veren Piri Reis Gelibolu’ya yerleşmiştir. Bu dönemde Kitab-ı Bahriye üzerinde çalışmış ve 1513 tarihli ilk dünya haritasını çizmiştir.

İlk Dünya Haritası

Piri Reis’in ilk dünya haritasının bugün elimizde kalan tek bölümü; Atlas Okyanusu, İber Yarımadası, Afrika’nın batısı ile yeni dünya Amerika’nın doğu kıyılarını kapsayan orijinal üçte birlik parçasıdır. Bu haritayı dünya ölçeğinde önemli kılan nokta, Kristof Kolomb’ un 1498′de çizdiği fakat günümüze kadar ulaşamamış ve hala bulunamamış olan Amerika haritasındaki bilgileri içeriyor olmasıdır.

Piri Reis, haritasını 1517′de Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında Osmanlı donanmasında kaptan olarak savaşırken padişaha sunmuştur.Bazı tarihçilere göre, Osmanlı padişahı Piri Reis’in dünya haritasına bakınca ‘Dünya ne kadar küçük…’ demiş sonra da haritayı ikiye bölerek ‘biz doğu tarafını elimizde tutacağız’ diye eklemiştir.. Padişah, çok sonraları 1929′da ortaya çıkacak olan diğer yarıyı ise atmıştır. Bazı kaynaklarca Padişahın günümüzde bulunamamış olan doğu yarısını, Hint Okyanusu’nun ve Baharat yolunun kontrolünü ele geçirmek üzere yapacağı olası bir sefer için kullanmak istediği de iddia edilmektedir…

Kitab-ı Bahriye

Piri Reis bu seferden sonra tuttuğu notlardan yararlanarak Bahriye için bir kitap yazmak amacıyla Gelibolu’ya dönmüştür. Düzenlediği denizcilik notlarını ise bir Denizcilik Kitabı (Seyir Kılavuzu) olan Kitab-ı Bahriye‘de bir araya getirmiştir.Kitab-ı Bahriye’nin nazımla yazılan ve denizcilikle ilgili tüm bilgilerin toplandığı başlangıç bölümünde, genel açıklamalardan sonra Ege ve Akdeniz adaları tanıtılarak, denizle ilgili gözlem ve deneyimin önemi vurgulanır. Fırtına, rüzgâr çeşitleri, pusula ve haritanın tanımından sonra dünyayı kaplayan denizler ve karaların oranı belirtilir. Portekizlilerin denizcilikteki ilerlemeleri ve keşifleri; Çin Denizi, Hint Okyanusu, Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki rüzgârlar; Basra Körfezi ve Atlas Okyanusu burada ayrıntılı biçimde anlatılır.

Anlatımın düz yazıyla başladığı haritalı bölüm ise asıl metni oluşturur. Bu bölümde Çanakkale Boğazı’ndan başlayarak Ege Denizi kıyı ve adaları; Adriyatik denizi kıyıları; Batı İtalya, Güney Fransa, Doğu İspanya kıyılarıyla çevresindeki adalara ilişkin tarihi; ayrıca coğrafi bilgiler verilerek Kuzey Afrika, Filistin, Suriye, Kıbrıs ve Anadolu kıyıları izlenir ve tüm Akdeniz havzası Marmaris’te noktalanır.

Piri, Kanuni Sultan Süleyman’ın döneminde, 1523′deki Rodos seferi sırasında da Osmanlı Donanması’yla beraber savaşmıştır. 1524′de Mısır seyrinde kılavuzluğunu yaptığı sadrazam Pergeli İbrahim Paşa’nın takdiri ve desteğini kazanınca 1526′da yeniden düzenlediği Kitab-ı Bahriye’yi Kanuni’ye sunmuştur.

İkinci Dünya Haritası

Piri Reis’in 1528′de çizip Kanuni’ye armağan ettiği ikinci haritasından günümüze kalan parça, büyük bir dünya haritasının kuzey batı köşesi olup Atlas Okyanusu’nun kuzeyini, kuzey ve orta Amerika’nın yeni keşfedilmiş kıyılarını ve Grönland’dan Florida’ya uzanan kıyı şeridini içerir. Adalar ve kıyılar son keşiflere dayalı olarak daha gerçeğe yakın çizilmiştir. Keşfedilmeyen yerlerse beyaz bırakılmış; böylelikle bilinmediği için çizilmediği belirtilmiştir. İlk haritadan daha büyük ölçekli ve gelişkin olan ikincisi, teknik olarak döneminin en ileri örneğidir.

Serüven devam ediyor…

Osmanlı Donanması’ndaki son yıllarını güney sularında çalışarak geçiren Piri Reis; bu dönemde Hint Kaptanlığı yapmış, Umman Denizi, Kızıl Deniz ve Basra Körfezi’ndeki deniz görevlerinde yaşlanmıştır.

Piri Reis’in Osmanlı donanmasında yaptığı son görev, biraz tatsız sonuçlanan Mısır Kaptanlığı’dır. 1552′de çıktığı ikinci seferin son durağı olan Basra’da, tamire ve dinlenmeye muhtaç donanmayı bırakıp ganimet yüklü üç gemi ile Mısır’a döndüğü için, burada hapsedilmiştir. Donanmayı Basra’da bırakması, Basra valisi Kubat Paşa’ya ganimetten istediği haracı vermemesi ve biraz da Mısır Beylerbeyi Mehmet Paşa’nın politik hırsları yüzünden 1554′te hizmette kusurla suçlanmış ve Kahire’de idam edilmiştir. İdam edildiğinde 80 yaşının üzerinde olan Piri Reis’in mirasına ise devletçe el konulmuştur.

Ne var ki Kubat veya Mehmet paşaların adı bugün hiçbirimizce tanınmazken Piri Reis’in serüveni adını verdiğimiz eğitim merkezi ve okullarla bugün hala devam ediyor. Çünkü o, yarattığı evrensel boyuttaki eserleriyle; iki dünya haritası ve çağdaş denizciliğin ilk önemli yapıtlarından sayılan Kitab-ı Bahriye ile günümüzde de yaşamını sürdürüyor.

Emin Bayraktar